Herkese merhaba,
Bugün eve gelemeyeceğimi düşündüm bir an. Yolda giderken serviste hemen yanımıza yıldırım düştü. Otobanın yanındaki yüksek tepeye.. Bu tarz doğa olaylarından korkmam ama bugün bir irkildim.
Neyse evdeyim ve bugünün konusuyla karşınızdayım..
Diorshow Maximize Lash Plumping Serum nam-ı diğer Dior kirpik bazı benim ne zaman aldığımı unuttuğum fakat arada sırada çıkarıp kullandığım ve artık bitmesi gereken bir ürünüm.
Bu bazın vaadleri arasında kirpikleri dolgunlaştırmak ve uzatmak var. Fakat bunları kısa bir süre için değil uzun vadede serum etkisi göstererek kalıcı olacağını söylüyor.
Külliyen yalan. Yok öyle birşey. Evet kirpikleri dolgunlaştırıyor ve uzatıyor.Bunu gerçekten yaptığını söyleyebilirim. Çünkü tutkal gibi bir yapısı var. İçinde fiber yapılar var ve bunlar kirpiklere tutnup hem kalınlaştırıyor hem de uzatıyor.
Diorshow maskaraların fırçasından bir fırçası var. Ortaya yakın uzunlukta plastik kıllara sahip. İlk resimde fırçanın ucunda o tutkalımsı yapıyı ve uca doğru uzamış fibercikleri görebilirsiniz.
Bu bazı sürdükten sonra maskaranızı hemen sürmenizi tavsiye ederim çünkü çok çabuk kuruyor ve sonrasında maskara sürmek oldukça zorlaşıyor. Topaklanmaya sebep oluyor.
Bu bazı dün yazdığım L'oreal in 4D rimeli ile kullanmaya başladım bir süre önce. Rimeli çıkarmamı kolaylaştırdı. Kirpiklerim de neredeyse hiç dökülmedi.
Fakat uzun vadeli etkisi olduğunu düşünmüyorum. Bu o şekilde bir serum değil. Aldığımda fiyatı fena değildi ve çok da merak ediyordum. Zannedersem bir kampanya zamanıydı. Fakat kendisine şu anda 80 tl civarı bir para ödemem.
Sevgiler :))
İletişim!!
darkchocolatebrownblog@gmail.com
darkchocolateblog@yahoo.com
Dior etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dior etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Mayıs 2012 Cuma
30 Nisan 2012 Pazartesi
Dior Nude
Herkese merhaba,
Genelde fondoten kullanmayı seven biri değilim. Arada sırada esince kullanıyorum. Kullanıyordum daha doğrusu. Geçtiğimiz günlerde elimdeki Dior nude fondotenim bitsin diye düzenli kullanmaya başladım. Şimdi kullandıktan sonra başıma gelenlerden önce fondotenden bahsedeyim.
Dior Nude -ya da tam adıyla Diorskin nude natural glow hydrating makeup- glow görüntü veren, ortaya yakın kapatıcılığı olan, içeriğindeki minerallerle ve vitaminlerle cildi günden güne beslemeyi vaad eden bir fondoten. En sondan başlarsak herhangi bir fondotenin cildi iyileştireceğine inanmıyorum ki benimkini iyileştirmedi de zaten. Glow bir görüntü veriyor ona katılıyorum.
Ayrıca içerisinde spf 10 güneş koruması var ki bu da çok aman aman birşey değil.
Kapatıclığı içi ise
Bu fondotenin cildi nemlendirmek gibi bir vaadi daha var. Ben de cildimin oldukça kuru olan bir döneminde almıştım. Bendeki 10 ivory rengi.En açık rengi bu. 0 ile bitenler nötr tonlar, 1 ile bitenler sarı, 2 ile bitenler pembe tonlu oluyor. Bana bu renk biraz pembe. Hatta birazdan fazla pembe.
Bu fondotenin bana yaptıklarına gelirsek....
Dior un cilt ürünleri bende sevilcilenmeye sebep oluyor. Hem renkli nemlendiricisi hem de fondoteni aynı şeyi yaptı. Öyle basit bir sivilcelenme de değil. Hani şu youtube gurularnın "i'm having a bad skin day" ya da "oh my god i have a blemish" deyip hiç birşey göremediğimiz türden birşey değil. Su çiçeği misali bir döküntü. İçeriğindeki bireye alerjik bir reaksiyon olabilir diye düşünüyorum. Eğer kuru,-karma , kuru ya da normal ciltliyseniz ve glow görüntüden hoşlanıyorsanız bu fondoteni sevebilirsiniz. Fakat yağlı ciltlerde yağlanmaya sebep olacaktır.
Fiyatı 115 tl civarı olması lazım.
Sevgiler :)
Genelde fondoten kullanmayı seven biri değilim. Arada sırada esince kullanıyorum. Kullanıyordum daha doğrusu. Geçtiğimiz günlerde elimdeki Dior nude fondotenim bitsin diye düzenli kullanmaya başladım. Şimdi kullandıktan sonra başıma gelenlerden önce fondotenden bahsedeyim.
Dior Nude -ya da tam adıyla Diorskin nude natural glow hydrating makeup- glow görüntü veren, ortaya yakın kapatıcılığı olan, içeriğindeki minerallerle ve vitaminlerle cildi günden güne beslemeyi vaad eden bir fondoten. En sondan başlarsak herhangi bir fondotenin cildi iyileştireceğine inanmıyorum ki benimkini iyileştirmedi de zaten. Glow bir görüntü veriyor ona katılıyorum.
Ayrıca içerisinde spf 10 güneş koruması var ki bu da çok aman aman birşey değil.
Kapatıclığı içi ise
Kolumun sade hali :) Minik kırmızı bir leke var. oldukça koyu bir kırmızı aslında..
Dior Nude
Bu da dior nude un blend edilmiş hali.
Bu fondotenin cildi nemlendirmek gibi bir vaadi daha var. Ben de cildimin oldukça kuru olan bir döneminde almıştım. Bendeki 10 ivory rengi.En açık rengi bu. 0 ile bitenler nötr tonlar, 1 ile bitenler sarı, 2 ile bitenler pembe tonlu oluyor. Bana bu renk biraz pembe. Hatta birazdan fazla pembe.
Bu fondotenin bana yaptıklarına gelirsek....
Dior un cilt ürünleri bende sevilcilenmeye sebep oluyor. Hem renkli nemlendiricisi hem de fondoteni aynı şeyi yaptı. Öyle basit bir sivilcelenme de değil. Hani şu youtube gurularnın "i'm having a bad skin day" ya da "oh my god i have a blemish" deyip hiç birşey göremediğimiz türden birşey değil. Su çiçeği misali bir döküntü. İçeriğindeki bireye alerjik bir reaksiyon olabilir diye düşünüyorum. Eğer kuru,-karma , kuru ya da normal ciltliyseniz ve glow görüntüden hoşlanıyorsanız bu fondoteni sevebilirsiniz. Fakat yağlı ciltlerde yağlanmaya sebep olacaktır.
Fiyatı 115 tl civarı olması lazım.
Sevgiler :)
28 Ocak 2012 Cumartesi
Dior Addict Ultra Gloss #686 Flash
Merhaba,
İstanbul iki gündür karlar altında. Hava buz gibi. Blog yazmak için gayet güzel bir gün :)
Normalde gloss kullanacaksam kremsi yapıda olup içinde ışıltı olmayanları tercih ederim. Fakat bu gloss istisna :) Arkadaşımda görüp bayıldıktan sonra almaya karar vermiştim.
Fuşya ya da florasan pembe de diyebiliriz. İçerisinde mavi-gümüş çok çok minik ışıltılar var. Glitter diyemeyeceğimiz kadar mini minicik. Kalıcılığı için orta diyebilirim. Hatta aza yakın. Yani renk bir süre sonra gidiyor ışıltılar kalıyor. Bu glossun sevmediğim tarafı da bu. Gümüşi ışıltıyı sevmediğim için de tekrar uygulamam gerekiyor. Genelde gece makyajında tercih ediyorum. Şık duruyor. Gündüz için nadiren kullanıyorum. Biraz fazla parlak kalıyor. Fiyatı 70 tl civarında. Bir daha alır mıyım? Bu rengi almam herhalde. Fakat bu serinin başka renklerini alabilirim :)Dior glossları seviyorum çünkü dudakta ağırlık hissi oluşturmuyorlar, yapış yapış değiller, kokuları yok.
Parmağımdaki duruşu dudaktakine en yakını diyebilirim.
Sevgiler :))
İstanbul iki gündür karlar altında. Hava buz gibi. Blog yazmak için gayet güzel bir gün :)
Normalde gloss kullanacaksam kremsi yapıda olup içinde ışıltı olmayanları tercih ederim. Fakat bu gloss istisna :) Arkadaşımda görüp bayıldıktan sonra almaya karar vermiştim.
Fuşya ya da florasan pembe de diyebiliriz. İçerisinde mavi-gümüş çok çok minik ışıltılar var. Glitter diyemeyeceğimiz kadar mini minicik. Kalıcılığı için orta diyebilirim. Hatta aza yakın. Yani renk bir süre sonra gidiyor ışıltılar kalıyor. Bu glossun sevmediğim tarafı da bu. Gümüşi ışıltıyı sevmediğim için de tekrar uygulamam gerekiyor. Genelde gece makyajında tercih ediyorum. Şık duruyor. Gündüz için nadiren kullanıyorum. Biraz fazla parlak kalıyor. Fiyatı 70 tl civarında. Bir daha alır mıyım? Bu rengi almam herhalde. Fakat bu serinin başka renklerini alabilirim :)Dior glossları seviyorum çünkü dudakta ağırlık hissi oluşturmuyorlar, yapış yapış değiller, kokuları yok.
Parmağımdaki duruşu dudaktakine en yakını diyebilirim.
Sevgiler :))
28 Ekim 2011 Cuma
Rimelim Olmadan Asla # 3-Diorshow!
Merhaba,
bugünün tatil olmasını fırsat bilerek sabah erkenden postumu yayınlıyorum. Çok çalışkan bir blogger adayıyım:)
Yine bir rimel hakkında yazmak istiyorum. Diorshow high end markalar arasında en çok talep görenler rimellerden biri. Ben deki saks mavisi olanıydı. Rengi tam aşağıdaki resimdeki gibi ve rengini tam veriyor. Büyükçe bir fırçası var. Plastik değil de fiber kıllara sahip. Maybelline in fırçasına benziyor biraz. Hacim veriyor. Çok az da kıvırıyor. Ben zaten maskaraların çoğunun kıvırma gibi bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. Kirpik kıvırıcı her zaman en doğru sonucu veriyor. Bu ürünün siyah olanı da var tabiki. Gençken (!) mavisini almak daha çok aklıma yattı. bir de tam bu maviden göz kalemi var. Makyaj temizleyicisiyle gözlerimi hırpalamadan çıkardım. Fiyatı 75 TL civarında.
Şimdi gelelim bu ürünün en büyük sorununa. Bu rimel haftasına kurumaya başladı. Abartmıyorum. Hani diyorlar ya 3 ayda bir rimelinizi atın diye bu maskarayla bunu çok rahat yapabilirsiniz. Ortanın üzerinde bir performansı var ama yine de bence değmez.
bugünün tatil olmasını fırsat bilerek sabah erkenden postumu yayınlıyorum. Çok çalışkan bir blogger adayıyım:)
Yine bir rimel hakkında yazmak istiyorum. Diorshow high end markalar arasında en çok talep görenler rimellerden biri. Ben deki saks mavisi olanıydı. Rengi tam aşağıdaki resimdeki gibi ve rengini tam veriyor. Büyükçe bir fırçası var. Plastik değil de fiber kıllara sahip. Maybelline in fırçasına benziyor biraz. Hacim veriyor. Çok az da kıvırıyor. Ben zaten maskaraların çoğunun kıvırma gibi bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. Kirpik kıvırıcı her zaman en doğru sonucu veriyor. Bu ürünün siyah olanı da var tabiki. Gençken (!) mavisini almak daha çok aklıma yattı. bir de tam bu maviden göz kalemi var. Makyaj temizleyicisiyle gözlerimi hırpalamadan çıkardım. Fiyatı 75 TL civarında.
Şimdi gelelim bu ürünün en büyük sorununa. Bu rimel haftasına kurumaya başladı. Abartmıyorum. Hani diyorlar ya 3 ayda bir rimelinizi atın diye bu maskarayla bunu çok rahat yapabilirsiniz. Ortanın üzerinde bir performansı var ama yine de bence değmez.
9 Ekim 2011 Pazar
Eylül ayı en çok kullandıklarım
Bugün 9 Ekim ve ancak en çok kullandıklarım fotoğraflayabildim. Tembellik değil ama cruella de vil ve cindrellanın üvey annesi gibi iki kadınla çalıştığım için ancak zaman bulabildim.
Bu ay en çok bunları kullandım elim hep bunlara gitti çoğunlukla.
Bu ay en çok bunları kullandım elim hep bunlara gitti çoğunlukla.
Dior Healthy Matte bronzer: Birkaç post öncesinde kendisinden bahsetmiştim. Çok seviyorum bayılıyorum. Bunu 3 yöntemiyle uyguluyorum sonra da çok hafifi allık bitti gitti.
Benefit Sugarbomb: Ben bu allığı Mad Men dizisinden Christina Hendricks' e uygulanmış halini gördükten sonra almaya karar verdim. Evet şeker gibi ama pespembe değil. Üst ve alttaki şeftali rengiyle çok doğal bir renk oluyor. Esmer tenlerde tam belli olmaz rengi ama beyaz ve buğday tenlilerde gerçekten hoş duruyor.
Clinique High Impact rimel: Bu rimeli ben 3 kere aldım. Memnunum çünkü gözümü sulandırmıyor, kirpiklerimi dökmüyor, kolayca çıkıyor. Ben rimelde aradığım şey dolgunluk bu da orta şiddette bir dolgunluk veriyor. Yakın zamanda bu zamana kadar kullandığım bütün rimellerle ilgili bir post hazırlayacağım clinique de yerini alacak.
Mac Painterly paint pot: Resimden belli olmuyor belki ama ben 2/3 ünü bitirdim. Normal insanların göz kapağında tek bir katlanma çizgisi var ben de iki. Hatta kimi kendini bilmez mualar tarafından "hanımefendi sizin göz kapağınız yok doğru düzgün tabi ki farlar çizgilenir" şeklinde yorumlara maruz kaldım. Bu küçük kavonoz benim de bal gibi far sürebildiğim yegane göstergesi. Bununla farlarım çizgilenmiyor. Benim için UDPP dan bile daha başarılı.
Mac Patina: Bu farı bu ay heralde 20 gün kullandım. Bazen tek başına bazen kirpik dibine daha koyu bir farla. Rengi bronz içinde altın-yeşil yansımalar var. Frost yapıda.Pigmentasyonu diğer MAC farlara göre bir tık daha aşağıda ( 100 üzerinde 97 diyebiliriz) Çok kullanışlı bir renk bu ay da elim hep buna gidiyor bakalım:)
MAC Cherish: Bu ruj her daim çantamda masamda orada burada. Mütemadiyen sürdüm. MAC e Freckletone almaya gittim elimde bununa çıktım.( Bir kere de aklıma birileri girip beni alacağımdan etmesin:)) Kahve tonlarında içinde pembe-coral bir ton da var. Üzerine glossla da güzel oluyor. Tam dudak rengi diyemeyiz bu biraz daha kendini belli ediyor. Çok doğal bir ton ve zarif duruyor. Ben bu ruju MAC melba ya da Bobbi Brown calypso coral po rouge ile düşünüyorum
Sevgiler
Darkchocolatebrown
Etiketler:
Aylık Favoriler,
Benefit,
Clinique,
Dior,
MAC
5 Ekim 2011 Çarşamba
İtiraf ediyorum: Ben bir bronzer severim!-Dior Healthy Matte
Herkese Merhaba,
hergün en az bir yazım olmalı diye düşünüyorum ve iş yerindeki bilgisiyarımı kapatıp koşa koşa gelip evdekini açıyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor:)
Bugün bronzerlar hakkında birşeyler yazmak istedim. Ben porselen beyazı biriyim. Beyaz olmayı da çok seviyorum. Fakat bronzer uygulamak, ne kadar beyaz olmayı sevsem de benim için ayrı bir keyif. Birincisi yüzüme canlı bir ifade katıyor. Kırmızı izlerim varsa onların rengini hafifletiyor. Ayrıca yüz yapısını belirginleştirmeye yarıyor.
Aşağıdaki resimlerde Dior Matte Bronzer Healthy Matte (Bu en açık rengi) rengini görebilirsiniz. Bu adı gibi cilde sağlıklı bir görüntü veren, mat olması dolayısıyla tüm yüze rahatlıkla uygulayabileceğiniz bir bronzer. İçinde bir miktar kızıllık var ki bu da güneşte yandığımızda cildimizde doğal olarak oluşan kızıllık gibi bir etki veriyor. Kesinlikle yapay durmuyor. Turuncumsu bir görüntü oluşturmuyor. Yapısından dolayı ciltte kat kat durmuyor. Yine alır mıyım? Evet!
Son fotoğrafta kolumun iç kısmının beyazlığı takdire şayan gerçekten:) Burada baya yoğun uyguladım görünsün diye:)
hergün en az bir yazım olmalı diye düşünüyorum ve iş yerindeki bilgisiyarımı kapatıp koşa koşa gelip evdekini açıyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor:)
Bugün bronzerlar hakkında birşeyler yazmak istedim. Ben porselen beyazı biriyim. Beyaz olmayı da çok seviyorum. Fakat bronzer uygulamak, ne kadar beyaz olmayı sevsem de benim için ayrı bir keyif. Birincisi yüzüme canlı bir ifade katıyor. Kırmızı izlerim varsa onların rengini hafifletiyor. Ayrıca yüz yapısını belirginleştirmeye yarıyor.
Aşağıdaki resimlerde Dior Matte Bronzer Healthy Matte (Bu en açık rengi) rengini görebilirsiniz. Bu adı gibi cilde sağlıklı bir görüntü veren, mat olması dolayısıyla tüm yüze rahatlıkla uygulayabileceğiniz bir bronzer. İçinde bir miktar kızıllık var ki bu da güneşte yandığımızda cildimizde doğal olarak oluşan kızıllık gibi bir etki veriyor. Kesinlikle yapay durmuyor. Turuncumsu bir görüntü oluşturmuyor. Yapısından dolayı ciltte kat kat durmuyor. Yine alır mıyım? Evet!
Son fotoğrafta kolumun iç kısmının beyazlığı takdire şayan gerçekten:) Burada baya yoğun uyguladım görünsün diye:)
26 Eylül 2011 Pazartesi
Renkli Nemlendirici-Chanel Hydramax vs Dior Hydra Lİfe
Renkli nemlendiricileri artık çoğumuz fondöten yerine tercih eder olduk. Birçok kozmetik markası da ürünlerine bir renkli nemlendirici ekledi. Benim ilk renkli nemlendiricim Estee Lauderin Day Wear Plus ıydı. Daha sonra bu ürünün yeniden lansmanı yapıldı. Benim aldığım halinde ciltte koyu sarı bir maske gibi duruyordu. Daha sonra Dior Hydra Life aldım. Chanel Hydramax ise tester olarak verildi ama kendisi hakkında fikir edinebilecek kadar ürüne sahibim:) Benim için renkli nemlendirici de bir tek marka var o da Laura Mercier. Laura Mercier in benim için tek olmasının sebebi çok açık ten rengine sahip kişiler için-mesela ben NC 20-renk alternatiflerinin, cilt tipine göre de normal ve oil-free şeklinde cilt tipine seçeneğinin bulunması. Laura Mercier renkli nemlendirici ayrıcıa diğerlerine göre çok daha kapatıcı.(Laura Mercieri çok kez deneyip alınacaklar listeme eklediğim için hakkında kısacık bir yorum yaptım:)
Bugün detaylı bahsedeceğim iki tanesine gelecek olursak.
Chanel Hydramax: Chanel fondotenleri çok başarılı bunu söylemeden geçemeyeceğim. Fakat aynı şey renkli nemlendirici için geçerli mi bilemiyorum. Bu nemlendirici kesinlikle kapatıcı değil sadece cilt tonundaki eşitsizlikleri düzenleyip canlı bir ifade veriyor yüze. Hydramax denilince nemlendirmesi bol diye düşünülebilir fakat bence kuru ve kama ciltler mutlaka altına nemlendiriciye ihtiyaç duyacaktır. Fotoğraflardaki 10-Sable/Sand rengi. Bundan açığı da yok fakat bu bile bana koyu geliyor malesef. Bu ürünün nemlendirici istemesinin bir diğer sebebi de eşit bir şekilde dağıtılamaması. Nemlendirici de bu sorunu bir yere kadar çözüyor. SPF 15 koruması var. Ürün hassas ciltlerde içeriğindeki yoğun parfümden dolayı rahatsız edici olabilir.
Dior Hydra Life. Ben bu ürünü çok severek aldım ve bir süre çok severek kullandım. Diğerinin aksine bu ürün nemlendiriyor ve kapatıcılığı kat kat daha fazla. SPF 20 koruma faktörü var. Diğeri kadar yoğun olmasa da parfümlü bir ürün. Bu ürünü tamamen bırakmamın sebebi ise cildimde ciddi anlamda parlamaya sebep olması. O kadar yoğun bir parlama ki yüzümü yağla silmişim gibi duruyordu. Bıraktığımda da o yağlı hissiyat bana dermatoloğa gidecek kadar sivilce çıkarmama sebep oldu. Bu arada benim cilt tipim karma ve hassas. yazın yağlıya dönük olabiliyor. Bendeki 1 numarası ve bu da bana koyu geliyor.
Bugün detaylı bahsedeceğim iki tanesine gelecek olursak.
Chanel Hydramax: Chanel fondotenleri çok başarılı bunu söylemeden geçemeyeceğim. Fakat aynı şey renkli nemlendirici için geçerli mi bilemiyorum. Bu nemlendirici kesinlikle kapatıcı değil sadece cilt tonundaki eşitsizlikleri düzenleyip canlı bir ifade veriyor yüze. Hydramax denilince nemlendirmesi bol diye düşünülebilir fakat bence kuru ve kama ciltler mutlaka altına nemlendiriciye ihtiyaç duyacaktır. Fotoğraflardaki 10-Sable/Sand rengi. Bundan açığı da yok fakat bu bile bana koyu geliyor malesef. Bu ürünün nemlendirici istemesinin bir diğer sebebi de eşit bir şekilde dağıtılamaması. Nemlendirici de bu sorunu bir yere kadar çözüyor. SPF 15 koruması var. Ürün hassas ciltlerde içeriğindeki yoğun parfümden dolayı rahatsız edici olabilir.
Dior Hydra Life. Ben bu ürünü çok severek aldım ve bir süre çok severek kullandım. Diğerinin aksine bu ürün nemlendiriyor ve kapatıcılığı kat kat daha fazla. SPF 20 koruma faktörü var. Diğeri kadar yoğun olmasa da parfümlü bir ürün. Bu ürünü tamamen bırakmamın sebebi ise cildimde ciddi anlamda parlamaya sebep olması. O kadar yoğun bir parlama ki yüzümü yağla silmişim gibi duruyordu. Bıraktığımda da o yağlı hissiyat bana dermatoloğa gidecek kadar sivilce çıkarmama sebep oldu. Bu arada benim cilt tipim karma ve hassas. yazın yağlıya dönük olabiliyor. Bendeki 1 numarası ve bu da bana koyu geliyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
