Ahhhh sevgili blog,
Ne kadar uzun zaman oldu değil mi? Fırtınalı yoğun günler hala geride kalmış değil ama galiba ben geride kaldım. Nerdeyim huleyn ben? Gelsin panik atak krizleri, gitsin böbrek ağrıları.. Sanırım hala hayattayım.
Bu girizgahdan sonra, bu fırtınalı yoğun günlerde coşmuş olan cildimin imdadına yetişen Bioderma Sebium Serum bugünün konusu.
Bilenler bilir ki ben Bioderma ürünlerini pek bir severim. Bu ürünü de dermoeczanem.comdaki Bioderma ürünlerinin 3 al 2 öde kampanyasından aldım. Bir süredir de kullanıyorum.
Efendim, bu bir kimyasal peeling. Hemen içerk gelsin:
Cildi çok güzel soyuyor. Lekeler konusunda kısa sürede oldukça başarılı. cilt dokusunu inanılmaz yumuşak yapıyor. Ben effaclar duo ile beraber gün aşırı kullanıyorum. Zaten gün aşırı kullanılması salık verilmiş kutunun üzerinde. Bunu sürdükten sonra üzerine normal nemlendiricim olan Clinique antioxidant night moisturizer kullanıyorum.
Hassas ciltlerde biraz kızarıklık ya da yanma yapabilir. Eğer sample bulma şansınız varsa deneyip alın derim. Fakat diğer gruplarda sorun olacağını sanmıyorum. Ayrıca akne problemi olmayanlarda kullanabilir peeling olduğundan mütevellit.
Fiyatı 55 tl civarında.
Hayırlı günlerde, selametle kullanınız efenim.
Ay bi cıvıdım ki sormayın :D
Sevgiler :))
İletişim!!
darkchocolatebrownblog@gmail.com
darkchocolateblog@yahoo.com
5 Eylül 2013 Perşembe
4 Ağustos 2013 Pazar
Kurumsal Hayata İsyan
Bugün blogda içimi dökmek istiyorum. Yani gönül isterdi bir kişisel blog bir de güzellik blogu açalım fakat ne enerjim ne de zamanım var.
Normalde hep iş hayatımın yoğunluğundan bahsederim burada. Fakat son zamanlarda birkaç kişilik çalıştığım için var olan yoğunluğu bir hayli arttı. Hatta artık hafif hafif psikolojim bozulmaya başladı.Ben hesap makinesi değilim diye ağlamaya başladığım zamanlar sıkça oluyor. Çok severek spor yapıyordım ama artık vaktim yok. Çünkü kalan kısıtlı vaktimde yapmam gereken bir dünya başka şey var.
Kafamda sürekli iş var çünkü olmak zorunda. Sonunda anladım ki işim benim belalım. Hani böyle sakız gibi yapışıp bela olan eski sevglilim gibi. Ben işime değil ama işim bana aşık.
Peki ama neden? Yani çalışıyoruz, çabalıyoruz da ne için. Daha fazla para kazanacağım ama eşimi, ilerde olacaksa çocuklarımı, ailemi, sevdiğim arkadaşlarımı göremeden banka hesabımda para duracak. Bir de yaptığım şey sadece birilerinin ne kadar para kazandığını hesaplamak.Bir tek bol sıfırlı rakamlar içinde benim senelik kazandığım paranın virgülden sonra kaçıncı basamağı etkilediğini bilmiyorum. Onu da hesaplarsam (!) hemen bırakıp gideceğim.
Bir süredir de ihtiyacım olan birkaç şey dışında kendime birşeyler almadım. Bir nevi kendimi teste tabii tuttum. Kendimi şımartmak için birşeyler almazsam ne olurdu? Çünkü çalışıp çalışıp, ay aman ne de güzel birilerinin parasını hesapladım hadi kendime birşey alayım, demek de bana saçma gelmeye başladı.
Sorunun cevabını gayet iyi biliyordum aslında. Hayatımda hiçbir eksiklik hissetmedim. Aynı allığın yarım ton pembesini almasam da dünyanın sonu gelmedi?
Ya da 25. toprak rengi farım olmayıversindi. Hatta bu beni daha bile mutlu etti. Çılgınlar gibi para kazanmak yerine, birincil ihtiyaçlarımı karşılayacak kadar para kazanmak da insanı mutlu etmez miydi? zaten en büyük hayalin de Ege' nin bir köyünde organik yumurta yetiştirmek değil mi Neslihan?
Bir de düşünüyorum acaba hesap kitap yapmadığım daha eğlenceli kurumsal bir işim olabilir mi? Neticede hala biraz daha çalışmak zorundayım. Henüz doğmamış bebeklerime bir gelecek sağlamak için. Excel tablolarının içinden super mario gibi zıplaya zıplaya geçmeden keyif alacağım başka birşey olamaz mı? Bir de bunun arayışındayım. Çünkü son 1 senede hiç olmadığı kadar fazla çalıştım. Artık sadece rakamları hatırlıyorum. Sevdiğim filmlerin adını bile unuttuğum oldu. Aynı ofiste çalıştığım insanların bile adını hatırlayamıyorum bazı zamanlar. Diş macunu yerine nemlendirciyi diş fırçasına sıkmam artık beynimin birkaç kablosunda ciddi yanık olduğuna inanmama sebep oldu.
İçimden bir parça şu anki işimle vedalaştı. Şu an kalan diğer büyük parçayı hadi sen de bırak artık şunu da başka bir tarafa at bezi diye ikna etmeye çalışıyor. Bu aralar kendime uygun iş arayışındayım. Ha bana en uygun işler doktorluk, veterinerlik ya da sanat tarihi üzerine araştırma yapmak fakat kısa vadede bunlardan para kazanabileceğimi sanmıyorum.
Bakalım ne çıkacak sonunda. Kimbilir belki bu işi yapmak durumunda kalırım ama kesinlikle bu tempoda değil. Yoksa bir blogum olduğunu bile unutacağım.
Herkese mutlu akşamlar:)
Neslihan
Normalde hep iş hayatımın yoğunluğundan bahsederim burada. Fakat son zamanlarda birkaç kişilik çalıştığım için var olan yoğunluğu bir hayli arttı. Hatta artık hafif hafif psikolojim bozulmaya başladı.Ben hesap makinesi değilim diye ağlamaya başladığım zamanlar sıkça oluyor. Çok severek spor yapıyordım ama artık vaktim yok. Çünkü kalan kısıtlı vaktimde yapmam gereken bir dünya başka şey var.
Kafamda sürekli iş var çünkü olmak zorunda. Sonunda anladım ki işim benim belalım. Hani böyle sakız gibi yapışıp bela olan eski sevglilim gibi. Ben işime değil ama işim bana aşık.
Peki ama neden? Yani çalışıyoruz, çabalıyoruz da ne için. Daha fazla para kazanacağım ama eşimi, ilerde olacaksa çocuklarımı, ailemi, sevdiğim arkadaşlarımı göremeden banka hesabımda para duracak. Bir de yaptığım şey sadece birilerinin ne kadar para kazandığını hesaplamak.Bir tek bol sıfırlı rakamlar içinde benim senelik kazandığım paranın virgülden sonra kaçıncı basamağı etkilediğini bilmiyorum. Onu da hesaplarsam (!) hemen bırakıp gideceğim.
Bir süredir de ihtiyacım olan birkaç şey dışında kendime birşeyler almadım. Bir nevi kendimi teste tabii tuttum. Kendimi şımartmak için birşeyler almazsam ne olurdu? Çünkü çalışıp çalışıp, ay aman ne de güzel birilerinin parasını hesapladım hadi kendime birşey alayım, demek de bana saçma gelmeye başladı.
Sorunun cevabını gayet iyi biliyordum aslında. Hayatımda hiçbir eksiklik hissetmedim. Aynı allığın yarım ton pembesini almasam da dünyanın sonu gelmedi?
Ya da 25. toprak rengi farım olmayıversindi. Hatta bu beni daha bile mutlu etti. Çılgınlar gibi para kazanmak yerine, birincil ihtiyaçlarımı karşılayacak kadar para kazanmak da insanı mutlu etmez miydi? zaten en büyük hayalin de Ege' nin bir köyünde organik yumurta yetiştirmek değil mi Neslihan?
Bir de düşünüyorum acaba hesap kitap yapmadığım daha eğlenceli kurumsal bir işim olabilir mi? Neticede hala biraz daha çalışmak zorundayım. Henüz doğmamış bebeklerime bir gelecek sağlamak için. Excel tablolarının içinden super mario gibi zıplaya zıplaya geçmeden keyif alacağım başka birşey olamaz mı? Bir de bunun arayışındayım. Çünkü son 1 senede hiç olmadığı kadar fazla çalıştım. Artık sadece rakamları hatırlıyorum. Sevdiğim filmlerin adını bile unuttuğum oldu. Aynı ofiste çalıştığım insanların bile adını hatırlayamıyorum bazı zamanlar. Diş macunu yerine nemlendirciyi diş fırçasına sıkmam artık beynimin birkaç kablosunda ciddi yanık olduğuna inanmama sebep oldu.
İçimden bir parça şu anki işimle vedalaştı. Şu an kalan diğer büyük parçayı hadi sen de bırak artık şunu da başka bir tarafa at bezi diye ikna etmeye çalışıyor. Bu aralar kendime uygun iş arayışındayım. Ha bana en uygun işler doktorluk, veterinerlik ya da sanat tarihi üzerine araştırma yapmak fakat kısa vadede bunlardan para kazanabileceğimi sanmıyorum.
Bakalım ne çıkacak sonunda. Kimbilir belki bu işi yapmak durumunda kalırım ama kesinlikle bu tempoda değil. Yoksa bir blogum olduğunu bile unutacağım.
Herkese mutlu akşamlar:)
Neslihan
28 Temmuz 2013 Pazar
Elseve Arginine Saç Dökülmesine Karşı Bakım Kremi
Herkese merhaba,
Reenkarnasyona inanmıyorum ama bir güç var ve ben önceki hayatımda kediydim. Hatta spesifik olmam gerekirse bir himalayan.
Nasıl ki kediler tüy dökerse ben de sapır sapır saç dökerim mevsimsel. Şu ara da o dönemdeyiz. Evin heryeri saç. Çalıştığım masanın etrafı saç. Bana sarılanların üstlerinde saç. Korku filmi gibi.
Bir isyan anında" amaaaan bunu da bir deneyeyim" diyerek Elseve'in bu kremini aldım. Kendisini 60 sn kafanızda tutup durulayınca saç dökülmeniz %95 oranında azalıyormuş. Vay anasını dedim ve denedim.
Pek de bir umudum yoktu. Çünkü ben maske falan kullanmaya gelemeyecek kadar üşengeçim saç konusunda.
Ve şok. Harbiden kafamda 60 sn tutup duruladığımda saç dökülmesinde bariz bir azalma gördüm. Haftada 2 kez kullanıyorum ve bariz bir fark görüyorum. Hatta duşta bunu kullandıktan sonra bile dökülen saçlar birkaç tel. Ayrıca hem saçları yumuşatıyor, hem de çok güzel kokuyor.
Ben bu ürünle iligi sıkıntım. Fiyat. 16 tl ve 200 ml. Benim saçlarım o kadar uzun olmamasına rağmen iyice yedirebilmek için bir ceviz büyüklüğü kadar kullanıyorum. Dolayısıyla çok uzun dayanmayacak.
Onun dışında dökülme için gerçekten etkili olduğu düşünüyorum. Serinin diğer ürünlerini de deneyeceğim.
Sevgiler :))
Reenkarnasyona inanmıyorum ama bir güç var ve ben önceki hayatımda kediydim. Hatta spesifik olmam gerekirse bir himalayan.
Nasıl ki kediler tüy dökerse ben de sapır sapır saç dökerim mevsimsel. Şu ara da o dönemdeyiz. Evin heryeri saç. Çalıştığım masanın etrafı saç. Bana sarılanların üstlerinde saç. Korku filmi gibi.
Bir isyan anında" amaaaan bunu da bir deneyeyim" diyerek Elseve'in bu kremini aldım. Kendisini 60 sn kafanızda tutup durulayınca saç dökülmeniz %95 oranında azalıyormuş. Vay anasını dedim ve denedim.
Pek de bir umudum yoktu. Çünkü ben maske falan kullanmaya gelemeyecek kadar üşengeçim saç konusunda.
Ve şok. Harbiden kafamda 60 sn tutup duruladığımda saç dökülmesinde bariz bir azalma gördüm. Haftada 2 kez kullanıyorum ve bariz bir fark görüyorum. Hatta duşta bunu kullandıktan sonra bile dökülen saçlar birkaç tel. Ayrıca hem saçları yumuşatıyor, hem de çok güzel kokuyor.
Ben bu ürünle iligi sıkıntım. Fiyat. 16 tl ve 200 ml. Benim saçlarım o kadar uzun olmamasına rağmen iyice yedirebilmek için bir ceviz büyüklüğü kadar kullanıyorum. Dolayısıyla çok uzun dayanmayacak.
Onun dışında dökülme için gerçekten etkili olduğu düşünüyorum. Serinin diğer ürünlerini de deneyeceğim.
Sevgiler :))
21 Temmuz 2013 Pazar
Ucuz ve güzel ürün alarmı: Floriography Chomomile&Verbana Comforting Body Lotion/Vücut Losyonu
Herkese merhaba,
Ucuz ve güzel ürünleri severim. Çünkü çok nadir bulunurlar :)
Floriography markasını Gratis'lerde hep görsem de almadan geçiyordum. Çünkü benim için vücuduma süreceğim ürünün içinde paraben maraben olmaması gerekiyor. Şimdi diyeceksiniz ki sen bu kadar paraben takıntılı değildin, nooooldu?
Hala değilim ama vücut ürünlerinde genelde sakınıorum ve olabildiğince doğal ürünlere gidiyor elim. Bu marka da öyle bir markaymış. İçerisinde paraben, fitalat ve sls içermiyor.
Oldukça güzel ve yeterli bir nemlendirmesi var yaz ve baharlar için. (Kışın belki biraz daha zengin birşey aranabiliyor.)
Kokusu güzel. Verbana nedir bilemiyorum ama papatya kokusu da çok almıyorum. Lakin joş hafif maskülen bir kokusu var.
Azıcık geç emiliyor. Tek kusuru bu.
İçerik olarak da temizi. içerisinde shea yağı, badem yağı, çuha çiçeği yağı, e vitamini ve gliserin var.
Görüldüğü gibi pompalı şişede. Bu sebepten uygulamada kolaylık sağlıyor.Fiyatı 12 tl civarındaydı. 300 ml.
Herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Sevgiler :))
Ucuz ve güzel ürünleri severim. Çünkü çok nadir bulunurlar :)
Floriography markasını Gratis'lerde hep görsem de almadan geçiyordum. Çünkü benim için vücuduma süreceğim ürünün içinde paraben maraben olmaması gerekiyor. Şimdi diyeceksiniz ki sen bu kadar paraben takıntılı değildin, nooooldu?
Hala değilim ama vücut ürünlerinde genelde sakınıorum ve olabildiğince doğal ürünlere gidiyor elim. Bu marka da öyle bir markaymış. İçerisinde paraben, fitalat ve sls içermiyor.
Oldukça güzel ve yeterli bir nemlendirmesi var yaz ve baharlar için. (Kışın belki biraz daha zengin birşey aranabiliyor.)
Kokusu güzel. Verbana nedir bilemiyorum ama papatya kokusu da çok almıyorum. Lakin joş hafif maskülen bir kokusu var.
Azıcık geç emiliyor. Tek kusuru bu.
İçerik olarak da temizi. içerisinde shea yağı, badem yağı, çuha çiçeği yağı, e vitamini ve gliserin var.
Herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Sevgiler :))
7 Temmuz 2013 Pazar
Nuxe Lipgloss Chocolate Bronze
Herkese merhaba,
Temmuzun 7 si olmuş hala bir post yapmamışım yazık bana. Bunun belli başlı sebepleri var.
Birincisi : Sevgili işim
İkincisi: Sevgili eşim
Üçüncüsü: Game of Thrones-Geriden geldim ama yakaladım hehe :)
Dördüncüsü: Candy Crush
Bugünün yazısı bir gloss ki bilen bilir ben gloss sevmem. Fakat bunun yapısı o kadar güzel ki rahatsız etmiyor.
Rengi kiremit rengi. Çok çok ufak altın ışıltılarına sahip. SPF 15 güneş koruması var. İçerik olarak çok doğal ve besleyici yağlardan oluşuyor. Birçok rujla muhtelem kombinleniyor. Rengi yaza da kışa da uygun. İlk resimde üzerindeki yazıların soyulduğunu görüyorsunuz. Çünkü uzuuunca bir süre çantamdan çıkmadı.
Nuxe glossların fiyatı 40 TL civarında. Kampanyalı olarak internette bulabilirsiniz. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Sevgiler :))
Temmuzun 7 si olmuş hala bir post yapmamışım yazık bana. Bunun belli başlı sebepleri var.
Birincisi : Sevgili işim
İkincisi: Sevgili eşim
Üçüncüsü: Game of Thrones-Geriden geldim ama yakaladım hehe :)
Dördüncüsü: Candy Crush
Bugünün yazısı bir gloss ki bilen bilir ben gloss sevmem. Fakat bunun yapısı o kadar güzel ki rahatsız etmiyor.
Rengi kiremit rengi. Çok çok ufak altın ışıltılarına sahip. SPF 15 güneş koruması var. İçerik olarak çok doğal ve besleyici yağlardan oluşuyor. Birçok rujla muhtelem kombinleniyor. Rengi yaza da kışa da uygun. İlk resimde üzerindeki yazıların soyulduğunu görüyorsunuz. Çünkü uzuuunca bir süre çantamdan çıkmadı.
Nuxe glossların fiyatı 40 TL civarında. Kampanyalı olarak internette bulabilirsiniz. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Sevgiler :))
21 Haziran 2013 Cuma
Clinique Super Rescue Antioxidant Night Moisturizer/Nemlendirici Karma ve Yağlı Ciltler İçin.
Herkese merhaba,
Ya da iyi geceler de diyebiliriz.
Ben geçen gün şehirden apar topar kaçtım. Evet yaptığım şey aynen buydu. Pazartesi günü benim tatile çıkmam lazım deyip salı bileti alıp çarşamba gittim.3 günlük kısa tatilim bitti. Azıcık güneş yanığı da oldum. Deniz sezonunu da açtım. Evet Türkiye, hattam tüm dünya karmakarışık vaziyette ama bir yerden devam etmek lazım. Önce bunu tavsiye ederim :)
Ben yakın zamanda bu nemlendiriciye taktım. Yaş hafiften kemale ermeye başladığından artık içinde antioksidanı olsun nemlendiricinin diyerek baya bir araştırdıktan sonra Clinique ANM almaya karar verdim.
Önce içerik gelsin:
Water, Cetyl Ethylhexanoate, Dimethicone, Silica, Jojoba Esters, Cetearyl Alcohol, Glycerin, Butylene Glycol, Glyceryl Stearate, Pentaerythrityl Tetraethylhexanoate, PEG-100 Stearate, Petrolatum, Rosmarinus Officinalis (Rosemary) Extract, Curcuma Longa (Turmeric) Root Extract, Laminaria Saccharina Extract, Echinacea Pallida (Coneflower) Extract, Arabidopsis Thaliana Extract, Perilla Ocymoides Seed Extract, Plankton Extract, Laurdimonium Hydroxypropyl Hydrolyzed Soy Protein, Lauroyl Lysine, Creatine, Adenosine Phosphate, Chamomilla Recutita (Matricaria), Sorbitol, Sea Whip Extract, Sodium Hyaluronate, Tocopheryl Acetate, Micrococcus Lysate, Trehalose, Niacinamide, Cetearyl Glucoside, Caprylyl Glycol, Polyethylene, Cholesterol, Carbomer, Tromethamine, Caffeine, Cetyl Alcohol, Sodium RNA, Astrocaryum Murumuru Butter, Linoleic Acid, Lecithin, Ascorbyl Tocopheryl Maleate, Isodecyl Salicylate, Zinc PCA, Mannitol, Ethylbisiminomethylguaiacol Manganese Chloride, Disodium NADH, Aminopropyl Ascorbyl Phosphate, C1-8 Alkyl Tetrahydroxycyclohexanoate, Hydroxyethylcellulose, Potassium Sulfate, Maltodextrin, Ferulic Acid, Dextrin, Xanthan Gum, Nordihydroguaiaretic Acid, Hexylene Glycol, Sodium Chloride, Disodium EDTA, Phenoxyethanol
Sonra da resim gelsin :
Şimdi bir grup arkadaş diyebilir ki vay efendim az mı bağırdın buralarda cildim hassas hemen sivilceleniyor bunun içinde hem silikon var, hem de petrol türevi. Evet doğru. Bilerek inceleyerek aldım. Tekrar denemek istedim. Çünkü Paula Begoun kendisi hakkında oldukça güzel şeyler yazmış.( Paula Begoun kozmetik polisi olarak tanımlıyor kendini. Birçok markanın ürününü yorumluyor. İnternette araştırmanızı tavsiye ederim.)
Korktum ama cildim bu arkadaşa beklediğim gibi bir tepki vermedi. Aksine çok sevdi. Çünkü artık eskisi kadar yağ kusmuyor. Karma karma takılıyor.
Bu nemlendirici su bazlı ama oldukça yoğun. Her ne kadar karma ve yağlı ciltlere uygun dese de ben çok yağlı ciltlere önermem . Hala çok sayıda aktif ve kistik akne çıkaranlara da önermem. Karma, kuruya dönük ya da normal ciltlere öneririm. Bu nemlendiricinin kuru ve kuru karma ciltler için olan versiyonları da var. Fakat bunun içeriğine bakarak söyleyebilirim ki onlar biraz daha yoğun kremler olacaktır. Dediğim gibi bu bile oldukça yoğun bir krem. Deneyip almanızı naçizane tavsiye ederim.
Cildi oldukça güzel nemlendiriyor ve canlandırıyor. Ayrıca kapaklı ve opak bir ambalajı olduğu için içeriğindeki güzel içerik bozulmuyor. Ben göz altlarıma bile uyguluyorum. Paraben içermiyor. Alkol içermiyor.
Gündüz kullanan kişiler de varmış. Normalde gece gündüz kremi ayrımına inanmayan biriyim. Eğer güneş ışığıyla bozulan bir madde yoksa içeriğinde bir krem gece de gündz de kullanılabilmeli. Fakat bu kremin içeriği oldukça yoğun. Bunu sürüp yatmak lazım bence:)
50 ml lik fiyatı 135 TL olması lazım. Ben clinique.com.tr den aldım. Online alışveriş manyağı olduğum için-ki burada bir es vermek isterim. Artık normal alışverişten, online alışveriş kadar zevk almadığım zamanlar oluyor-bu siteyi de denemem lazımdı. Çok memnun kaldım. Bundan da bahsetmeden geçmeyelim.
Bir daha almayı düşünüyorum. Özellikle peeling sonrası uygulandığında sonuç pek bir güzel oluyor :)
Sevgiler :)
Ya da iyi geceler de diyebiliriz.
Ben geçen gün şehirden apar topar kaçtım. Evet yaptığım şey aynen buydu. Pazartesi günü benim tatile çıkmam lazım deyip salı bileti alıp çarşamba gittim.3 günlük kısa tatilim bitti. Azıcık güneş yanığı da oldum. Deniz sezonunu da açtım. Evet Türkiye, hattam tüm dünya karmakarışık vaziyette ama bir yerden devam etmek lazım. Önce bunu tavsiye ederim :)
Ben yakın zamanda bu nemlendiriciye taktım. Yaş hafiften kemale ermeye başladığından artık içinde antioksidanı olsun nemlendiricinin diyerek baya bir araştırdıktan sonra Clinique ANM almaya karar verdim.
Önce içerik gelsin:
Water, Cetyl Ethylhexanoate, Dimethicone, Silica, Jojoba Esters, Cetearyl Alcohol, Glycerin, Butylene Glycol, Glyceryl Stearate, Pentaerythrityl Tetraethylhexanoate, PEG-100 Stearate, Petrolatum, Rosmarinus Officinalis (Rosemary) Extract, Curcuma Longa (Turmeric) Root Extract, Laminaria Saccharina Extract, Echinacea Pallida (Coneflower) Extract, Arabidopsis Thaliana Extract, Perilla Ocymoides Seed Extract, Plankton Extract, Laurdimonium Hydroxypropyl Hydrolyzed Soy Protein, Lauroyl Lysine, Creatine, Adenosine Phosphate, Chamomilla Recutita (Matricaria), Sorbitol, Sea Whip Extract, Sodium Hyaluronate, Tocopheryl Acetate, Micrococcus Lysate, Trehalose, Niacinamide, Cetearyl Glucoside, Caprylyl Glycol, Polyethylene, Cholesterol, Carbomer, Tromethamine, Caffeine, Cetyl Alcohol, Sodium RNA, Astrocaryum Murumuru Butter, Linoleic Acid, Lecithin, Ascorbyl Tocopheryl Maleate, Isodecyl Salicylate, Zinc PCA, Mannitol, Ethylbisiminomethylguaiacol Manganese Chloride, Disodium NADH, Aminopropyl Ascorbyl Phosphate, C1-8 Alkyl Tetrahydroxycyclohexanoate, Hydroxyethylcellulose, Potassium Sulfate, Maltodextrin, Ferulic Acid, Dextrin, Xanthan Gum, Nordihydroguaiaretic Acid, Hexylene Glycol, Sodium Chloride, Disodium EDTA, Phenoxyethanol
Sonra da resim gelsin :
Şimdi bir grup arkadaş diyebilir ki vay efendim az mı bağırdın buralarda cildim hassas hemen sivilceleniyor bunun içinde hem silikon var, hem de petrol türevi. Evet doğru. Bilerek inceleyerek aldım. Tekrar denemek istedim. Çünkü Paula Begoun kendisi hakkında oldukça güzel şeyler yazmış.( Paula Begoun kozmetik polisi olarak tanımlıyor kendini. Birçok markanın ürününü yorumluyor. İnternette araştırmanızı tavsiye ederim.)
Korktum ama cildim bu arkadaşa beklediğim gibi bir tepki vermedi. Aksine çok sevdi. Çünkü artık eskisi kadar yağ kusmuyor. Karma karma takılıyor.
Bu nemlendirici su bazlı ama oldukça yoğun. Her ne kadar karma ve yağlı ciltlere uygun dese de ben çok yağlı ciltlere önermem . Hala çok sayıda aktif ve kistik akne çıkaranlara da önermem. Karma, kuruya dönük ya da normal ciltlere öneririm. Bu nemlendiricinin kuru ve kuru karma ciltler için olan versiyonları da var. Fakat bunun içeriğine bakarak söyleyebilirim ki onlar biraz daha yoğun kremler olacaktır. Dediğim gibi bu bile oldukça yoğun bir krem. Deneyip almanızı naçizane tavsiye ederim.
Cildi oldukça güzel nemlendiriyor ve canlandırıyor. Ayrıca kapaklı ve opak bir ambalajı olduğu için içeriğindeki güzel içerik bozulmuyor. Ben göz altlarıma bile uyguluyorum. Paraben içermiyor. Alkol içermiyor.
Gündüz kullanan kişiler de varmış. Normalde gece gündüz kremi ayrımına inanmayan biriyim. Eğer güneş ışığıyla bozulan bir madde yoksa içeriğinde bir krem gece de gündz de kullanılabilmeli. Fakat bu kremin içeriği oldukça yoğun. Bunu sürüp yatmak lazım bence:)
50 ml lik fiyatı 135 TL olması lazım. Ben clinique.com.tr den aldım. Online alışveriş manyağı olduğum için-ki burada bir es vermek isterim. Artık normal alışverişten, online alışveriş kadar zevk almadığım zamanlar oluyor-bu siteyi de denemem lazımdı. Çok memnun kaldım. Bundan da bahsetmeden geçmeyelim.
Bir daha almayı düşünüyorum. Özellikle peeling sonrası uygulandığında sonuç pek bir güzel oluyor :)
Sevgiler :)
11 Haziran 2013 Salı
Bioderma Node G Şampuan
Direndik, direniyoruz...
Bu süreçte blogumu çok özledim. Hem olan olaylar hem de genel yoğunluğum yüzünden pek keyfim yok bu aralar. Ama yine de yazacağım.
Geçtiğimiz zamanlarda Bioderma Node ile ilgili yorumlarımı yazmıştım. Bu sefer Node G hakkında yorumlarımı yazacağım. Node G yağlı saçlar için olanı. Aslında aşırı yağlanma gibi bir sorunu yok saçlarımın ama hem merak ettiğimden hem de arındırıcı bir şampuan aradığımdan Node G yi de denemek istedim.
Önce içerik gelsin:
Aqua/Water/Eau, Caprylyl/Capryl glucoside, PEG-150 distearate, PEG-6 Caprylic/Capric glycerides, Sodium lauroyl oat amino acids, PEG-15 cocopolyamine, Lactic acid, Mannitol, Xylitol, Rhamnose, Fructooligosaccharides, Disodium EDTA, Quaternium-80, Propylene glycol, Sodium hydroxide, Methylparaben, Propylparaben, Parfum (Fragrance).
Bu şampuanı diğer arındırıcı şampuanlardan ayıran en önemli özellik saç derisini yıpratmaması ve oldukça nazik olması. Saçları oldukça güzel temizliyor. Yağlanmayı olabildiğince de engelliyor. Kepeği de yok ediyor.
Sonrasında saç tipinize bağlı olarak krem ihtiyacı duyabilirsiniz ama ben krem kullanmasam da sıkıntı hissetmiyorum.
Yapı olarak Node'un aynısı. Su gibi.Buna alışmak biraz zaman alabilir. Bir de eksi tarafı fiyatı. Normalde 400 ml sinin fiyatı 47,5 TL, 200 ml sinin fiyatı da 35,5 TL. %20 indirimli online olarak bulabilirsiniz.
Sevgiler :)
Bu süreçte blogumu çok özledim. Hem olan olaylar hem de genel yoğunluğum yüzünden pek keyfim yok bu aralar. Ama yine de yazacağım.
Geçtiğimiz zamanlarda Bioderma Node ile ilgili yorumlarımı yazmıştım. Bu sefer Node G hakkında yorumlarımı yazacağım. Node G yağlı saçlar için olanı. Aslında aşırı yağlanma gibi bir sorunu yok saçlarımın ama hem merak ettiğimden hem de arındırıcı bir şampuan aradığımdan Node G yi de denemek istedim.
Önce içerik gelsin:
Aqua/Water/Eau, Caprylyl/Capryl glucoside, PEG-150 distearate, PEG-6 Caprylic/Capric glycerides, Sodium lauroyl oat amino acids, PEG-15 cocopolyamine, Lactic acid, Mannitol, Xylitol, Rhamnose, Fructooligosaccharides, Disodium EDTA, Quaternium-80, Propylene glycol, Sodium hydroxide, Methylparaben, Propylparaben, Parfum (Fragrance).
Bu şampuanı diğer arındırıcı şampuanlardan ayıran en önemli özellik saç derisini yıpratmaması ve oldukça nazik olması. Saçları oldukça güzel temizliyor. Yağlanmayı olabildiğince de engelliyor. Kepeği de yok ediyor.
Sonrasında saç tipinize bağlı olarak krem ihtiyacı duyabilirsiniz ama ben krem kullanmasam da sıkıntı hissetmiyorum.
Yapı olarak Node'un aynısı. Su gibi.Buna alışmak biraz zaman alabilir. Bir de eksi tarafı fiyatı. Normalde 400 ml sinin fiyatı 47,5 TL, 200 ml sinin fiyatı da 35,5 TL. %20 indirimli online olarak bulabilirsiniz.
Sevgiler :)
7 Haziran 2013 Cuma
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




