İletişim!!

darkchocolatebrownblog@gmail.com
darkchocolateblog@yahoo.com

21 Ocak 2013 Pazartesi

OPI Don't Know....Beets Me

Herkese merhaba,

Beni bilen, tanıyan herkes öyle fazla pembe sevdalısı olmadığı bilir. Pembe bana hep uzaktır. Pembe kıyafetim yoktur. Aksesuar olarak bir saatim var onu da siyahla falan takıyorum.

Neyse efendim sorun şu ki sanırım artık yaşlanıyorum. Geçen hafta pek bir pembeliydim. Parlak pembe rujlar  ve bu parlak pembe ojeyle geçti geçen haftam. (Neyse ki bu hafta özüme dönüp koyu renk ojemi sürdüm :))

OPI Don't Know.. 2006 yılında çıkmış, Brights koleksiyonu ile. Oldukça parlak, hatta neredeyse neon pembe. Barbie pembesinin bir iki ton koyusu.

Bu oje taş gibi. Çünkü üzerinde top coat olmadan, uzun tırnaklarla bütün gün bilgisayar başında olmama rağmen tamı tamına 5 gün kımıldamadan durdu. İki kat ile tamamen opak oluyor. Kremsi bir yapısı var ama oldukça kısa bir sürede kuruyor.








Piyasada mutlaka benzer başka renkler vardır. Fakat bu tarz renkleri seviyorsanız kalıcılık ve yapı olarak tavsiye ederim. OPI ojeleri her daim tavsiye ederim o ayrı :)

Sevgiler :)


16 Ocak 2013 Çarşamba

Gelin Makyajım vol.2-Göz ve Dudak Makyajı

Herkese merhaba,
Bir önceki postu yaptığımda ertesi gün yazacağımı söylemiştim ama araya bir sürü başka şey girdiği için kısmet bugüneymiş.

Hadi bakalım.

Aslında concealer ı ten makyajına da yazabilirdim ama unuttum. Sonradan eklemek istemedim.
Concelaer için favori concealerım olan Bobbi Brown correector kullandım. Üzerine ise biraz aydınlık versin ve cilt tonunu eşitlesin diye Clinique airbrush concealer geçtim.







O gün yaptığım makyajın gecenin sonuna kadar kalması için en önemli adım far bazı malum. Tabi ki Nars Smudge Proof Primer kullandım.
Bazdan sonra favori farlarımdan Mac Patina'yı Mac 239 nolu fırçayı tamponlama hareketiyle tüm göz kapağıma sürdüm. Ayrıca yine aynı fırçanın uç kısmına aynı farı alarak kirpik dibininin 2/3'üne uyguladım.

Daha sonra crease bölgesine Bobbi Brown Rich Kashmir ve Urban Decay Darkhorse farı Mac 217 fırça ile uyguladım.


Son olarak gözün dış kuyruk tarafına- outer v - denilen kısma yine 217 numaralı fırça ve mat koyu kahve bir farla biraz koyulttum ama belirtmem gerekir ki çok çok az bir miktar far uyguladım. Fırçayı dokundurup çektim diyebilirim. Ayrıca yine theBalm Mary-Louminizer ı göz pınarıma minicik bir fırça yardımıyla uyguladım.

Prova yaparken göz içine bir ten rengi kalem bir de siyah jel eyeliner uyguladım. Gözlerim küçük olmadığı için ve makyajı daha iyi gösterdiği için sonunda düğün günü siyah  uygulamaya karar verdim. Bunun için alt ve üst kirpik dibine, göz pınarına girmeden, Bobbi Brown jel eyeliner uyguladım. Tabi üst kirpik dibine de aynı işlem küçük bir kuyrukla yapıldı.



Rimel olarak ise Dior kirpik bazı, L'oreal Voluminous Carbon Black rimelden 1 kat ve Max Factor Masterpiece Max rimel uyguladım. Takma kirpik kullanmadım çünkü kirpiklerim oldukça uzun ve gür. Bu üçlüyü uyguladıktan sonra gayet dolgun ve belirgin hale geldiler. Bunun üzerine uygulayacağım kirpik ya süpürge gibi duracaktı ya da arada kaybolacaktı.




Son olarak dudaklar için kullandığım iki ürün var. Birincisi Bobbi Brown Posey dudak kalemi. Aslında kalem ruj dediklerinden birşey. İnanılmaz kalıcı. Daha yazısını yazmadım ama yazacağım. Bunu dudağım tümüne uyguladıktan sonra üzerine Estee Lauder Crystal Baby ruju fırçayla ince bir kat halinde sürdüm. Daha sonra peçeteye fazlasını aldım ve bir kat daha uyguladım. En en son dokunuş, yine aynı aydınlatıcıyı cupid's bow-dudak çukuru mu oluyor bunun türkçesi :) - uygulamak oldu. Bu şekilde dudaklar biraz daha dolgun görünüyorlar malum.



Rujlar yanımdaydı ama sadece 1 kere tazeledim o da crystal baby i. Tazelemesem de öldürmezdi. Onun dışında sabah yaptığım bu makyaj yaklaşık 350 kişi-700 tane yanak yapıyor-öpmeme rağmen gecenin sonuna kadar bozulmadan kaldı.



Benim amaçladığım sade bir makyajtı.Yani öyle allı pullu bir gelin olmak istemedim. Her zaman kullandığım ve bana yakışan renkleri uyguladım yine. Sadece birkaç kere hangi renkleri uygulasam nasıl birşey olsa diye kendime prova yaptım. O gün uygularken de herşeyi azar azar ve ince katlar halinde uyguladım. Bu şekilde hem daha kalıcı bir makyaj oluyor hem de istemediğimiz o cakey görüntü olmuyor.


Ben 1000 tlye gelin makyajı yapanlar duydum. Asgari ücretin üzerindeki bu tutarla kuş kondurmadıklarını garanti edebilirim. Kendimde, bir evlilik yazısı postumda belirttiğim gibi, oldukça ünlü birine gidip prova yaptırmıştım. Hadi annemi, damadı geçtim, tarafsız bir sürü arkadaşım beğenmedi. Fiyatı da 400 tl idi.

Tavsiyem gelin başı ve gelin makyajı adındaki bazı hunhar girişimlere gelmemeniz :D

(Urban Decay Darkhorse, Bobbi Brown Posey dışındaki ürünlerin postlarını blogda bulabilirsiniz :)

Sevgiler :))

10 Ocak 2013 Perşembe

Gelin Makyajım-Ten makyajı

Herkese merhaba,

Kısa zaman önce bir evlilik yazısı yazmıştım. Bugün de o gün yaptığım makyajı anlatacağım. Fotoğraf koyamıyorum çünkü malum internet ortamı..

Ten makyajı:

Ten makyajıma öncelikle baz ile başladım. Bunun için Mac prep & prime makyaj bazını kullandım.


Bazdan sonra fondotenimi uyguladım. Aslında tam olarak yaptığım şuydu. Bobbi Brown Natural Finish Long Lasting Foudation ve MAC prolongwear concealerı karıştırdım. Yaklaşık 1,5 pompa fondoten 0,5 pompa concealer kullandım.



Bu iki ürünü kullandıktan sonra zaten kapatıcılıkla ilgili çok bir sorunum kalmadı gibi. Ufak bir rötuş için MAC 217 fırçayla Bobbi Brown face touch up stick uyguladım. Stick de olsa oldukça kremsi yapıda dolayısıyla elimin üzerine aldıktan sonra fırçaya gayet kolay geldi. 


Ten makyajımda kanvası oluşturduktan sonra sıra renklendirmedeydi. Benim favori ürünlerimden biri olan Nars Lafuna bronzer ile çok çok hafif bir şekilde elmacık kemiklerimi ortaya çıkardım. Fırçada belli belirsiz ürün vardı. Dolaysıyla abartılı olmadı.Bunu uygularken MAC 109 kullandım.


Allık olarak tercihim Nars Orgasm oldu. Allık oldukça ışıltılı olduğu için çok yoğun aydınlatıcı kullanmadım. Fakat yine de kaş altından elmacık kemiklerimin üstüne doğru thebalm Mary Louminizer aydınlatıcıdan uyguladım.



Son olarak tüm bunları sabitlemek için yine mac prep & prime toz pudrayı kullandım. Genelde bu pudrayı özel durumlarda kullanıyorum, özel makyajlarda. Günlük kullanımda çok tercih etmiyorum. Uygularken öncelikle t bölgeme fırçada geriye ne kaldıysa da yüzümün diğer kısımlarına uyguladım. Aşırı pudraya boğmak istemedim cildimi.

Yaptığım makyajın benim için en önemli olan kısmı klasik gelin makyajlarında olduğu gibi kat kat yüzümü badanadan geçirmişim gibi göstermemekti. Bu yüzden olabildiğince az ürünü cildime yedirerek uygulamaya çalıştım. Kat kat fondoten uygulamak yerine ince yapılı bir fondotenin içinde bir miktar kapatıcı ekleyerek yoğunluğunu arttırıp, geri kalan kapatılması gerek kısımlara MAC 217 gibi yumuşak bir fırçayla az miktarda ürün uygulamak oldu. 

Yarın da göz ve dudak makyajını yazacağım :)

Sevgiler :)

3 Ocak 2013 Perşembe

İlk Günah-Nars #6 Fırça

Herkese merhaba,

Seneler seneler önce makyajla uzaktan yakından alakası olmayan kendi halinde bir genç kız varmış. Pek süslü pek koket arkadaşıyla beraber Harvey Nichols'dan içeri girmiş. Orada pek sevgili bir makyaj artisti Nars markasını tanıtmış bu nazenin tazeye. Bir de Orgasm allıkla makyaj yapmış. Yaparken de 6 numaralı fırçayı kullanmış. O günden 1 hafta sonra bu kız ilk makyaj günahını işlemiş bu allık ve fırça ikilisini alarak.

Bu fırça için tek şey söyleyeceğim: Muhteşem. Senelerdir benimle beraber. Bir tek kıl düşmedi defalarca yıkamama rağmen. Şeklini hiç kaybetmedi. Çok severek kullanıyorum. Tabi ki o gün makyajımı yapan mua kadar başarılı kullanmam zamanımı aldı. Kendi kelebek şeklinde bir fırça. Yassı bir yapısı var. Oldukça küçük sayılır. Yani MAC # 116 gibi bir fırça değil boyut olarak. Aşağıdaki resimlerde MAC #109 la yanyana fotoğrafladım büyüklük açısından karşılaştırma olsun diye. Kullanmaya alışmak zaman aldı dememin sebebi yassı olmasından kaynaklanıyor. Ben sadece allık değil aydınlatıcı sürmek amacıyla da kullanıyorum.

125 TL civarı bir fiyatı var sanırım. Kabul ediyorum ki pahalı. Allık başka fırçayla da sürülür mü? Pek tabii ki.   Fakat makyaja benim gibi merakınız varsa ve fırçalar da koleksiyonunuzun önemli parçalarıysa o zaman aldığınızda pişman olmayacaksınız.

Kıza ne olmuş derseniz.. Günahları boyunu aşmış. Blog yazıyor diyorlar :D

Sevgiler :D








30 Aralık 2012 Pazar

OPI You Don't Know Jacques

Herkese merhaba,
Geçen haftaki doğumgünü hediyelerim içinde en sevindiklerimden biri de betwinus.com'un güzel Gizem'inin OPI oje setiydi. Kendisine buradan bir kere daha öpücüklerimi yolluyorum.

You don't know jacques bu setten çıkan 4 ojeden biri.Ben bu renge bayıldım. Chanel'in meşhur 505 numarasıyla başlayan bu çamur rengi ojeler hala çok seviliyor.

YDKJ aslında kahverengi değil. Kirli ve hafif grimtrak-böyle bir kelime var mı acaba?- bir mor. Kahverenginin içinde oldukça baskın bir mor. Kıvamı kalın değil. 2 katta opak oluyor. Normal hızda kuruyor.

Ben bu ojeyi hem kahvelerle hem siyahlarla kullanmayı seviyorum. Kış için oldukça güzel bir renk. OPI'ın bu ojenin içinde bulunduğu setini Sephoralarda bulabilirsiniz. Bu arada OPI setler mini ojelerden oluşuyor. Her bir oje 3,5 ml. Mini ojelerin fırçaları klasik opi ojeler gibi de geniş değil. Bildiğimiz klasik ojeler gibi. Bir de klasik bir opi ojenin yanına konulunca çok sevimli :D

Sevgiler :)









26 Aralık 2012 Çarşamba

Burt's Bees Lip Balm

Herkese merhaba,

Bugün benim doğumgünüm :) İyi ki doğdum, iyi ki blog yazmaya başladım :)

Bugün için kendime baya bir cilt bakımı ürünü hediye ettim. Hatta doğumgünümden önce aldım. Denedim. Deniyorum. Yakında yazıları gelecek.


Bugünün konusu-herkes yazdı bir ben eksik kaldım-Burt's Bees lip balm. Ballı olan herşeye aşırı ilgim ve sevgim olduğu için bu lip balmı junkie boyutunda kullanmaya başladım. İçeriği 100% doğal. Yediğimde aman petrol bu demiyorum. Nemlendirmesi muhteşem. Kokusu rahatsız edici değil ki anında başı ağrıyan ben sevmediğim kokulara tahammül edemem.

Artık sadece boynerlerde değil, internet eczanelerinde, watsonslarda falan da bulunmasına ayrıca seviniyorum. Fiyatı 12 tl civarında. Gönül isterdi bir drugstore ürünü daha ucuz olsun ama en azından görevini layıkıyla yerine getiriyor.


21 Aralık 2012 Cuma

Doğum Kontrol Hapları ve Akne Tedavisi

Herkese merhaba,

Bugünkü yazıma Şirince'deki sazanlarımı selamlayarak başlamak istiyorum.

Daha önce birkaç defa daha akne ile ilgili yaşadığım sorunlardan, gittiğim doktorlardan ve tedavilerinden bahsetmiştim. Bugün de yumurtalık kistleri ve doğum kontrol hapları hakkında yazacağım.

Daha önce de bahsettiğim gibi akne vücuttaki yağ hücrelerinin fazlaca çalışması sonucu oluşuyor. Yağ hücrelerinin fazla çalışmasının sebebi-ya da sebeplerinden biri- de hormonal sebepler.

Eğer ağrılı ve kistik akneleriniz varsa yumurtalık kistine sahip olabilirsiniz. Benim de varmış. Polikistik over hastaları kadar çok olmasa da ultrasonda gayet net görebildiğim kistlerim var.

Bir süre önce doktora gittiğimde yumurtalıklarımda kist olduğunu, önemsiz olduklarını ve fakat kistik sivilcelerimin sebebi olabileceğini söyledi. Bu gibi durumların tedavisi için de doğum kontrol hapı verdiklerini belirtti. Bu zamana kadar türlü çeşitli mitlerle büyümüş olan ben pek tabii ki olaya şüpheyle yaklaştım. Doktorum "bak çok hafif çok faydasını göreceksin" dedi. Tabii öncesinde ben kadını 99 soruyla boğdum. Verdiği hap Yasmin'di. Yasmin en çok kullanılan doğum kontrol haplarından biri.

Yasmini kullanmaya başladığım günün ilk saatlerinde pek birşey anlamadım. Akşama doğru bir asabiyet çöktü. Sabah uyandığımda sinirden ağlıyordum. Hiç unutmam sevgili annem mükellef bir kahvaltı hazırlamış. Yumurta haşlamış. Kadına sabah sabah yumurta mı yenir, kokuyor bu diye çığlık çığlığa bağırdım. ( Bu arada her sabah yumurta yiyen biriyim. Bıraksan gıdaklayacağım o derece.)

7. günün sonunda ya kendimi keseceğim ya da birini diye hapı bıraktım. Benim yaptığım bu zekasızlık bana adet düzensizliği olarak geri döndü. Çünkü hapı bıraktığınız gün ya da ertesi adet görmeye başlarsınız. Hapları  da 1. ya da 3. adet gününüzde almaya başlarsınız. Eğer bırakmaya düşünüyorsanız bile mutlaka kutuyu bitirmeye çalışın.

Bu adet düzensizliği bir şekilde düzene girdi elbette. Daha sonra kendi doktorum yerine başka bir doktora daha gittim. Malum fikir almam lazım.Rahat durur muyum? Durmam. Maazallah. İlla 100 kişiye sorup 5 popüler cevap alınacak. Neyse.

Gittiğim doktor çok ünlü bir profesör. Diğer doktorumun sölediklerinin aynısını söyledi. Yasmin'le yaşadığım sorunlardan bahsedince de bana Yazz verdi. Yazz diğer doğum kontrol haplarından farklı. Diğerlerinin içinde 21 tane hap var. Kullanıp 7 gün ara veriyorsunuz. Yazz ara vermeden kullanılıyor. İçerisinde 28 tane hap var. 24 tanesi hormon, 4 tanesi boş. Bu şekilde ne zaman başlayacağım, ne zaman bırakacağım, unuttum derdiniz kalmıyor. Benim kafamda da milyonlarca mit vardı. Ay bu hormon, her gün hap mı alacağım, ya şimdi çocuğum olmazsa vs vs vs . Bu soruların hepsini 5 doktora sordum. Aşağıda popüler cevapları bulabilirsiniz :)

- Doğum kontrol hapları kısırlık yapar mı?
Hayır. Bunu bin kere sordum. Hayır. Çevremde de doğum kontrol hapı kullanıp çocukları olmuş birçok insan var. İnsan yaşla birlikte doğurganlığında azalma olur. 18 yaşındaki bir kadınla 35 yaşındaki bir kadının hamile kalma olasılığı aynı değildir.

-Haplar kilo yapar mı?
Kesinlikle hayır. Eski haplar ödeme sebebiyet verirdi. Bir de ülkemizdeki kadınların çok büyük bir kısmı düzenli cinsel hayata evlendikten sonra geçtikleri için ve bu geçişle birlikte doğum kontrol hapları kullanmaya başladığı için ve bundan sebep düzenli hayat, kurulu sofralar, tatlılar, börekler, tuzlular olduğu için kilo alırlardı. Bana doktorum yersen kilo alırsın, yemezsen almazsın bu kadar net dedi. Ve almadım. Yeni nesil hapların içinde vücutta su tutulması için ekstra içerikler de mevcut. Şimdiki kadınlar kendine de özen gösterdiği için böyle şikayetleri olmuyor.

-Ay ama her gün hap alacağım. Aman Allah'ım.
Abartmayalım. Hap o kadar küçük bir hap ki çantamın içine düşer de kaybedersem diyorum. Mini mini minnacık. Evet bu bir hormon. Fakat doktor kontrolünde aldığınız müddetçe endişe etmenize gerek yok.

-Haplar selülit yapar mı?
Evet. Yapıyor. Çünkü kadınlık hormonu selülit sebeplerinden biri. Fakat bu selülit durumunu sizden başka farkedecek kimse olmayacaktır çünkü o kadar farkedilebilecek bir değişiklik olmuyor.

-Haplar ara kanama yapar mı?
Evet. Vücut alışana kadar yapıyor. Sonra dengeyi buluyor ve böyle bir sorun kalmıyor.


-Hapların artıları neler?
Korunmak için alıyorsanız zaten en önemli artısı hamile kalmamanız ama bunun haricinde;
Cildiniz gerçek anlamda düzeliyor. Çünkü hormonlarınız düzene giriyor ve daha az yağ salgılıyorsunuz.
Saçlarınız daha parlak oluyor. Daha uzun sürede yağlanıyor.
Tüylenme şikayetleriniz azalıyor
Rahim, yumurtalık ve benzer kanserlere yakalanma riskini düşürüyor.
Ayrıca ağrılı adet dönemleri geçiriyorsanız, ağrılarınızı neredeyse yok ediyor. Ben ki asla ve asla cataflam-bilmeyenler için kendisi kuvvetli bir ağrı kesicidir-olmadan hiçbir adet dönemi geçirmedim. Kullanmaya başladığımdan beri bir kere bile almaya ihtiyacım olmadı.


Bu yazıdan hemen koşun gidin doğum kontrol hapı kullanmaya başlayın gibi bir anlam çıkmasın. Amacım kişilerin önyargılarından kurtulmasına bir parça da olsa katkıda bulunmak. Çünkü ben bir hastalık hastasıyım. Ve pimpirikliyim. Ve bu konu hakkındaki önyargılarımdan kurtulmak epey bir zaman aldı.

Doğum kontrol hapları kesinlikle doktor kontrolünde kullanılması gereken bir ilaç.Mutlaka düzenli kontrole gidip hormon testlerinizi yaptırılmalısınız. ( Aslında mutlaka ve mutlaka her kadının cinsel olarak aktif  olsun ya da olmasın 6 ayda 1 jinekolojik muayene olması gerekiyor.)



12 Aralık 2012 Çarşamba

Garnier Saf ve Temiz 3'ü 1 Arada Temizleyici

Herkese merhaba,
Bir önceki yazımda uygun fiyatlı ürünleri denediğimi söylemiştim. O yazıdaki temizleyici işte bu :)

Garnier saf ve temiz serisinin nemlendiricisini kullanıp çok beğenmiştim. Acil peeling ihtiyacım olduğu bir anda garnier i aldım. Çok sevdim.

Kendisinin şöyle vaadleri var:


Garnier Skin Naturals Saf & Temiz 3’ü 1 Arada Temizleme + Peeling + Maske
 
Arındırır + Gözenekleri Temizler + Cildi Düzenler
 
3’ü 1 Arada Temizleme + Peeling + Maske Benim İçin Uygun Mu?
 
Evet, eğer yağlı ve karma bir cildiniz varsa, cildiniz yağlanma, parlama ve siyah noktalar gibi cilt problemlerine eğilimli ise uygundur.
 
Farkı Nedir?
 
Cilt problemlerine karşı savaşmak için 3 ürün kullanmak yerine tek çözüm Saf & Temiz 3’ü 1 Arada’da.
 
Temizleyici : Çinko minerali ve bakterilere karşı etken madde içeren formülü ile cildi derinlemesine temizlerken sebum (yağ) fazlasını dengeler.
 
Peeling : Gözenekleri açarak siyah noktaların oluşumu önlemeye yardımcı olur.
 
Maske : İçeriğindeki beyaz kil ile cildi matlaştırır ve dengeler. Cildiniz uzun süre nat ve temiz kalır.
 
Kullanım Şekli
 
Temizleyici Olarak Kullanımında
 
Sabah ve akşam cilt temizliği için köpürtülerek bir miktar suyla uygulanır. Islak yüze dairesel hareketlerle masaj yaparak uygulanır. Ardından durulanır.
 
Maske Olarak Kullanımında
 
Haftada 2-3 kez tüm yüze uygulayıp 3 dakika kadar bekletilir ve ardından durulanır.




Kendisini çok sevdim. Çünkü şu ara yağ kusan cildime ve çene bölgemde konuşlanmış sivilcelere baya iyi geldi. Ben maske olarak da, temizleyici olarak da, peeling olarak da kullandım. İçinde kil var. SLS içeriyor. Bu aralar SLS takıntım kalmadı. Çünkü bazı temizleyiciler sls içerse de bazen içermeyenlerden daha az kurutuyor cildimi. Dönüşümlü olarak kullanıyorum genelde sls olanlarla olmayanları.

Maske olarak çok pratik. 3 dk cildinizde kalması yeterli. Özellikle duşta kullanıyorum ben ki üşenmeyeyim :)

Ayrıca salisilik asit içeriyor ki kille beraber aktif sivilcelerde etkin rol oynuyor. 

Ben içindeki mentolü fazla buldum bir tek. Çok rahatsız edici değil ama olmamasını tercih ederdim.

Fiyatına göre performansı çok iyi olan çok yönlü bir ürün arıyorsanız garnier saf ve temiz 3'ü 1 arada denemeniz gereken bir cilt bakım ürünü. 14 tl ye aldım. Fakat indirimleri takip ederseniz daha ucuza deneyebilirsiniz.

Sevgiler :)